İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen ve "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" başlığıyla gerçekleştirilen TRT World Forumu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in önemli açıklamalarıyla tamamlandı. Etkinliğin "Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomi ler" başlıklı oturumunda konuşan Şimşek, bölgedeki çatışmaların ekonomik yapıyı temelden dönüştürdüğünü vurguladı.
Bakan Şimşek, "Savaşın bölgeyi temelden değiştireceğini düşünüyorum. Bölge artık eskisi gibi olmayacak" ifadelerini kullanarak, ülkelerin yerli ve milli kabiliyetlerine daha fazla odaklanmak zorunda kalacağını belirtti.
Ekonomik entegrasyon ve güvenlik işbirliği
Savaşların kısa vadede enerji arzı şoklarına yol açtığını ve küresel ekonomiyi zorladığını belirten Şimşek, çatışmaların ihracat ve ithalat hacimlerini düşürdüğünü kaydetti. Sürdürülebilir bir iyileşme için barışın şart olduğunu ifade eden Bakan, "Savaşlar bizim çıkarımıza değil.
Bölgede istikrardan, barıştan ve refahtan en fazla fayda sağlayan ülkelerden biri Türkiye" değerlendirmesinde bulundu. Şimşek, savaş sonrası dönemde savunma sanayisi ortaklıklarının ve bölgesel güvenlik işbirliklerinin öne çıkacağını belirterek, Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi kapsayan Mekke Anlaşması'nı örnek gösterdi.
"Savunma sanayisi alanındaki ortaklıklar ve bölgesel güvenlik işbirliği önem kazanacak. Bunun için bir örnek de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kısa süre önce onaylanan Mekke Anlaşması.
Bu anlaşma Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi kapsıyor." şeklinde konuşan Şimşek, bölgesel sermayenin yeniden bölgeye yöneleceğini ve alternatif ticaret koridorlarına yapılacak yatırımların 660 milyar dolara ulaşabileceğini öngördüklerini paylaştı.
Bağlantısallık ve ticaret stratejileri
Türkiye'nin küresel ticarette kurallara dayalı sistemi desteklemeye devam ettiğini vurgulayan Şimşek, 54 serbest ticaret anlaşmasıyla ihracatın yüzde 70'ini kapsadıklarını açıkladı. "Türkiye, küresel ölçekte artan korumacılığa rağmen kurallara dayalı ticareti desteklemeyi sürdürüyor.
Gümrük Birliği ülkeleri de dahil olmak üzere 54 serbest ticaret anlaşmamız (STA) bulunuyor. Bu anlaşmalar ihracatımızın yaklaşık yüzde 70'ini kapsıyor.
Şu anda onay süreci bekleyen 3 serbest ticaret anlaşması var. Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve Kanada ile yeni nesil serbest ticaret anlaşmaları için görüşmeler yürütüyoruz.
Ayrıca, çoğunlukla Orta Asya ülkeleriyle olmak üzere çeşitli tercihli ticaret anlaşmalarımız da bulunuyor. Dolayısıyla mevcut koşullar Türkiye dahil herkesi daha korumacı hale getirmiş olsa da Türkiye kurallara dayalı ticarete inanmaya devam ediyor." diyen Bakan, bölgesel bağlantısallığın bir zorunluluk olduğunu belirtti.
"Bölgesel bağlantısallığa yatırım yapılması ise bana göre oldukça yüksek bir ihtimal. Hatta bunun yapılması son derece açık bir gereklilik." ifadelerini kullanan Şimşek, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi gibi girişimlerin önemine dikkat çekti.
Savunma sanayisi ve altyapı gücü
Türkiye'nin savunma sanayisindeki yetkinliklerine değinen Şimşek, geçen yıl 18 milyar dolarlık yeni sipariş alındığını ve sektörde 4 bin civarında şirketin faaliyet gösterdiğini belirtti. 1400-1500 civarında projenin yürütüldüğü sektörde, küresel müteahhitlikte ikinci sırada yer aldıklarını hatırlattı.
Gelecek 10 yılda bölgedeki yeniden imar ihtiyacının 1 trilyon doları bulabileceğini ifade eden Bakan, Türkiye'nin son 20 yılda altyapıya 260 milyar dolar yatırım yaptığını vurguladı. Hizmet ihracatının 120 milyar doları aştığını belirten Şimşek, Türkiye'nin güçlü altyapısı ve çeşitlenen hizmet sektörüyle bu süreçten fayda sağlayacağını ifade etti.
Gelecek vizyonu ve beklentiler
Bakan Şimşek, 2017 yılından beri düzenlenen forumun önemine vurgu yaparak, bölgedeki ülkelerin risklerini azaltmak için alternatif transit güzergahlarına ve enerji projelerine yöneleceğini belirtti. Suudi Arabistan ile elektrik bağlantıları gibi projelerin değerlendirildiğini söyleyen Şimşek, bölgesel aktörler arasında rekabetin azalacağı ve işbirliğinin artacağı bir dönemin başladığını ifade etti. Türkiye'nin bu yeni dönemde hem barış girişimleri hem de ekonomik entegrasyonla aktif bir rol üstleneceğini belirten Şimşek, iyimser bir tablo çizerek, "Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomi ler" başlığı altında bölgenin geleceğine dair umutlu olduğunu dile getirdi.
