Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı'na ev sahipliği yaptı.
"Dayanışmadan Kurumsal İş Birliğine: Türk Dünyasında Aile ve Kadın" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Türk dünyasının ortak geleceğine dair vizyoner adımlar ele alındı.
Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için Ankara'da bulunan liderlerin eşleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve çeşitli ülkelerden üst düzey temsilciler katılım sağladı. Emine Erdoğan, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un eşi Aygül Caparova ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman'ı karşılayarak konuklarıyla yakından ilgilendi.
Kadınların toplumsal gücü ve mirası
Toplantıda yaptığı konuşmada, kadınların toplum hayatındaki etkin konumunun medeniyet coğrafyamız için köklü bir tecrübe olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, bu birikimin Türk dünyasına özgü bir perspektifle güncellenmesi gerektiğini belirtti. Erdoğan, "Kadınların toplum hayatında güçlü ve etkin konumları olması, medeniyet coğrafyamıza yabancı bir tecrübe değildir.
Yapmamız gereken, bu tecrübeyi toplumlarımızın kültürel hassasiyetleriyle, öncelikleriyle ve sosyal gerçeklikleriyle örtüşen, Türk dünyasına özgü bir perspektife dönüştürmektir." ifadelerini kullandı. Kadın meselelerinin tek tip kalıplara hapsedilmesine karşı çıkan Erdoğan, güçlü kadın kavramının tek bir yaşam tarzıyla sınırlandırılamayacak kadar geniş bir anlam taşıdığını ifade etti.
İdealize edilmiş kadın modellerinin, farklı yaşam tarzlarını benimseyen kadınların seslerini bastırdığını belirten Erdoğan, annelik ve kariyerin birbirini dışlayan seçenekler olarak sunulmasının kadınlar için bir açmaz oluşturduğuna dikkat çekti. Tarihten örnekler veren Erdoğan, 14.
yüzyılda İbn-i Battuta'nın seyahatnamesinde Türk kadınlarının toplumdaki yüksek konumuna dair gözlemlerini, Gevher Şad'ın siyasi ve kültürel etkisini, Kurmancan Datka'nın diplomatik yeteneğini ve 1546 yılındaki vakıf kayıtlarında kadınların kurduğu vakıfların oranını hatırlattı.
Aile kurumunun korunması ve geleceği
Modern dünyanın aile kurumunu bireyselleşme ve dijitalleşme gibi faktörlerle buhrana sürüklediğini ifade eden Emine Erdoğan, doğum oranlarındaki düşüşün de bu süreci tetiklediğini belirtti. Ailenin toplumların görünmez kalesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, kadınların aile içi sorumluluklarının adil paylaşıldığı ve gençlerin kolaylıkla aile kurabildiği bir sosyal düzenin önemine değindi.
Türkiye'nin aile dostu politikalar yürüttüğünü belirten Erdoğan, 2025 yılının "Aile Yılı", 2026-2035 döneminin ise "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edildiğini anımsattı. Kadınların eğitim, girişimcilik ve istihdam alanlarında desteklendiğini, kadına yönelik şiddetle "sıfır tolerans" ilkesiyle mücadele edildiğini kaydeden Erdoğan, kadını ve aileyi güçlendiren her adımın toplumsal refahın ön koşulu olduğunu vurguladı.
Konseyin hedefleri ve iş birliği
Kurulan Aile ve Kadın Konseyi'nin kalıcı bir iş birliği zemini oluşturmasını hedeflediklerini dile getiren Emine Erdoğan, ortak sorunlara ortak akılla çözümler üretilmesini arzuladıklarını belirtti. Konseyin ilk resmi toplantısının 2025 yılında Özbekistan'da düzenlenecek 14.
Zirve'de Ziroat Mirziyoyeva'nın ev sahipliğinde yapılmasını temenni eden Erdoğan, toplantının verimli geçmesini diledi. Konuşmaların ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş'ın moderatörlüğünde "Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi Kurucu Bakanlar Oturumu" gerçekleştirildi.
Program kapsamında lider eşleri, Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesindeki Olgunlaşma Enstitüleri tarafından hazırlanan sergiyi gezdi. Türkistan'dan Anadolu'ya uzanan coğrafyadan 34 eserin yer aldığı sergide, geleneksel el sanatları ve giyim kültürü sergilendi.
Kültürel miras ve özel sunumlar
Sergilenen eserler arasında Osmanlı saray kadın giyiminden örnekler ve TDT ülkelerinin geleneksel gelinlikleri büyük ilgi gördü. Programın devamında lider eşleri, Türk mutfağının seçkin lezzetlerini tatma fırsatı buldu.
Şef Çiğdem Seferoğlu tarafından hazırlanan menüde, asma yapraklı muhacir ekmeği, ekşili pirpirim salata, bezelyeli çıtır Urla enginarı, sade yağlı firik pilavı ve isli yoğurt gibi özel lezzetler yer aldı. Tenor Murat Karahan'ın sahne performansı eşliğinde gerçekleşen yemekte, masanın merkezindeki bakır enstalasyon Türk dünyasının ortak köklerini ve birlikteliğini simgeledi.
Emine Erdoğan, programda Ankara keçisinin tiftiğinden elde edilen sof kumaşıyla tasarlanan kıyafetiyle yer alarak, "Sıfır Atık" ve sürdürülebilirlik ilkelerine dikkat çekti.
Ortak vizyon ve gelecek beklentisi
Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında yürütülen çalışmaların, Türk Dünyası 2040 Vizyonu'na yeni bir boyut kazandıracağı ifade edildi. Emine Erdoğan, lider eşlerine katılımları için teşekkür ederek, "Toplantımızın verimli geçmesini diliyorum.
Allah kardeşliğimizi ve birliğimizi daim etsin." sözleriyle temennilerini dile getirdi. Konseyin, Türk dünyasındaki aile ve kadın alanındaki ortak iradeyi somut iş birliği adımlarına dönüştürmesi hedefleniyor.
Ankara'da atılan bu ilk adımların, üye ülkeler arasındaki kültürel ve sosyal bağları daha da güçlendirmesi bekleniyor.
