Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Polonya'nın başkenti Varşova'da gerçekleştirdiği temaslarda, Avrupa'nın Rusya ile olan ilişkilerinde arabulucu rolü üstlenmediğini ve Ukrayna'nın yanında yer aldığını net bir dille ifade etti.
Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile bir araya gelen Kallas, Avrupa'nın Rusya karşısında temel güvenlik çıkarları bulunduğunu belirterek, "Avrupa’nın Rusya karşısında temel güvenlik çıkarları var. Biz arabulucu değiliz.
Kararlılıkla Ukrayna’nın yanındayız" şeklinde konuştu.
Barış görüşmelerinde Avrupa'nın rolü
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'da Avrupa'yı da içine alacak büyük bir anlaşmanın yakın olduğu yönündeki açıklamalarına değinen Kallas, Avrupa Birliği'nin taraf olmadığı hiçbir anlaşmayı uygulamayacaklarını vurguladı. Kallas, "Herhangi bir anlaşmanın uygulanabilmesi için Avrupa’nın da katılımına ihtiyaç var.
Tarafı olmadığımız bir anlaşmayı uygulamayacağız. Bu anlaşma konusunda aslında Avrupa Birliği’nden beklenen, yaptırımların ve dondurulmuş varlıkların ne olacağına karar vermesi.
Bütün bunlar Avrupa Birliği’nin karar vereceği konular" ifadelerini kullandı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha ise bu konuda, "Ukrayna olmadan Ukrayna hakkında hiçbir karar alınamaz.
Avrupa olmadan Avrupa hakkında hiçbir karar alınamaz" diyerek destek verdi.
Savaşın ağır bilançosu ve destek
Toplantıda Rusya'nın saldırganlığına karşı birlik mesajı veren Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski, Ukrayna'ya askeri ve mali desteğin artırılmasının kritik olduğunu belirtti. Sikorski, "Bugünkü toplantı, devam eden Rus saldırganlığı karşısında bölgemizdeki ülkelerin birliğini teyit etti.
Ukrayna’ya askeri ve mali desteğin güçlendirilmesinin kilit önemde olduğu konusunda mutabık kaldık" dedi. Ayrıca Rus vatandaşlarına Schengen vizesi verilmesinin durdurulması gerektiğini savunan Sikorski, "Saldırgan, savaşın sonuçlarının sorumluluğunu üstlenmeli.
Schengen bölgesinin Rusya’ya yönelik politikası sıkılaştırılmalı. Rus vatandaşlarına Schengen turist vizesi verilmesinin durdurulmasını destekliyoruz.
AB’yi içeriden yıkmaya çalışan Rusya, Avrupa’da serbest dolaşımın ayrıcalıklarından yararlanmamalı" ifadelerini kullandı.
Kış ayları için uyarılar
Ukrayna'da sivil kayıpların arttığına dikkat çeken Kallas, sadece bu hafta en az 45 sivilin hayatını kaybettiğini hatırlattı. "Barışın yakın olduğuna dair pek az işaret var.
Ukrayna’yı bunun yerine çok zorlu bir kış daha bekliyor" diyen Kallas, AB'nin Ukrayna'ya 4,36 milyar euro ek destek sağladığını duyurdu. Rusya'nın askeri kayıplarının boyutuna da değinen Kallas, "Yalnızca ekim ayında rekor düzeyde, 54 bin Rus askeri öldü veya yaralandı.
Bu, yaklaşık olarak Varşova’daki Ulusal Stadyum’un kapasitesine denk gelen, sarsıcı bir sayı. Rusya bu ölçekteki kayıpları süresiz olarak sürdüremez" şeklinde konuştu.
Abu Dabi görüşmeleri ve beklentiler
Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha, 10-11 Kasım tarihlerinde Abu Dabi'de yapılacak görüşmelerin önemine vurgu yaparak, "Bu nedenle Avrupa, hem Abu Dabi toplantısından önce hem de sonra barış sürecinin bir parçası olmalı. Bugün tutumlarımızı eşgüdüm içinde belirledik ve önümüzdeki günlerde yakın temas halinde kalma konusunda anlaştık.
Ukrayna, planlanan Abu Dabi toplantısını çok ciddiye alıyor" dedi. Ukrayna'nın cephede son üç yılın en güçlü konumunda olduğunu belirten Sybiha, "Savaşı Rusya topraklarına taşımak için uzun menzilli saldırılarımızı sürdüreceğiz.
Ne kadar uzağı vurabilirsek, savaşın sonu o kadar yakın olur" ifadelerini kullandı.
Güvenlik mimarisi ve tehditler
Avrupa'nın geleceğinin Ukrayna'daki savaşın sonucuna bağlı olduğunu belirten Sybiha, Rusya'nın Avrupa için en büyük tehdit olduğunu yineledi. "Avrupa’nın barış içinde yaşayıp yaşamayacağı, Rus saldırganlığının adil ve onurlu bir barışla sona erip ermeyeceğine bağlı.
Rusya, Avrupa kıtasının güvenlik garantörü değildir ve olamaz. Rusya, Avrupa için en büyük tehdittir" şeklinde konuştu.
Kallas ise Rusya'nın gri bölge taktiklerine karşı Avrupa'nın daha yüksek maliyetler yüklemesi gerektiğini belirterek, "Taviz vermesi gereken mağdur değil, saldırgandır" vurgusunu yaptı.
